beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Arafta Kalma, Hayat Seni Beklemez

2025’i Geride Bırakırken: Arafta Kalma, Hayat Seni Beklemez

 

2025 yılını geride bıraktığımız bu günlerde, sizinle biraz laflamak istiyorum.
Şöyle durup bir nefes alalım; hayatımızı, ruh hâlimizi, iç dünyamızı birlikte sorgulayalım.

Bize hep hayatın muhteşem bir yer olduğu söylendi. Biz de bu inançla, sürekli bir beklenti hâlinde yaşamayı öğrendik. En güzeli, en sağlıklısı, en şanslısı olmayı bekledik. Olmadığında ise kendimizi bu dünyanın en şanssız insanı ilan ettik.
Hep bir söylenme hâli… Hep bir memnuniyetsizlik…

Oysa 2025 bize çok net bir şey gösterdi:
Sorun hayatın zor olması değil, bizim arafta kalmamız.

Arafta kalmak, insanın yaşayabileceği en kötü duygu hâllerinden biridir.
Ne gidebilirsin ne kalabilirsin.
İki adım atsan pişman olursun, durup beklersen yorgun düşersin.
Zihin bir savaş alanına döner, kalp ise tarafsız kalamaz.
Her şeyin belirsizleştiği yerde insan, en çok kendine yabancılaşır.

Arafta kalmak; bir şeyin bitip bitmediğini, başlayıp başlamadığını bilememektir.
Ne geçmişin konforu vardır ne geleceğin netliği.
Sadece beklemek vardır… ve beklerken tükenmek.

Arafta kalmak, neyi kaybettiğini tam olarak bilmeden yas tutmaktır.
Henüz bitmemiş bir hikâyenin içinde, sonu çoktan yazılmış gibi hissetmektir.
Ve bazen insan oradan çıkmaz; sadece oraya alışır.
Alışmak ise en sessiz vazgeçiştir.

Ama artık dürüst olalım.
Sıkıntılarımız her zaman olacak.
Sorumluluklarımız da…
Hayat, bunların tamamen biteceği bir yer değil.
Hayat; onlarla yaşamayı öğrenmemiz gereken bir alan.

Hayat muhteşem bir yer olmak zorunda değil.
Hayat, iyi bir savaşçı olmayı gerektirir.

İyi bir savaşçı; hiç yorulmayan değildir.
Yorulsa da devam edendir.
Kaçmayan, ertelemeyen, sorumluluk almaktan korkmayandır.

Her şeye rağmen mutlu olacak bir şeyler bulabildiğinde, hayatın kazananı olursun.
Aksi hâlde dünyayı bir ıstırap yeri olarak yaşayan milyonlarca insandan biri olursun.

Ve şimdi kritik noktaya geliyoruz:
2025’te hâlâ aynı döngülerde dönüyorsan,
aynı insanlara, aynı alışkanlıklara, aynı bahanelere tutunuyorsan,
bil ki sorun zaman değil, hareketsizliktir.

O yüzden buradan net bir karar çıkmalı:
2025’te söylenmeyi burada bırakalım.
2026’da ise ilk kez gerçekten hayatımıza emek vermeye başlayalım.

Bu işler istemekle, konuşmakla, oturduğun yerden dilemekle olmaz.
Kalkıp eyleme geçmek gerekir.
Azar azar, minik minik adımlarla…

Ne yediğini değiştirmeden,
ne düşündüğünü sorgulamadan,
kimlerle zaman geçirdiğini fark etmeden
hayat değişmez.

Hayat kimseyi kurtarmaya gelmez.
Ama sen, kendini kurtarabilirsin.

Bekleyerek değil, yürüyerek.
Söylenerek değil, sorumluluk alarak.
Arafta kalarak değil, tarafını seçerek.

Unutma:
Hayat mükemmel bir yer değil.
Ama emek verildiğinde, içinde sağlam durulabilecek bir yerdir.

Kurtar kendini araftan.
Çünkü arafta kalmak, gerçekten de olabileceğin en kötü duygu durumudur.

Ve şimdi 2026’ya bir söz bırakalım.

2026; bekleyerek geçen bir yıl olmasın.
2026; ertelediklerinin yükünü sırtında taşıdığın bir yıl olmasın.

2026;
daha az söylenip daha çok yaptığın,
daha az şikâyet edip daha çok sorumluluk aldığın,
kendine verdiğin sözleri ilk kez gerçekten tuttuğun bir yıl olsun.

İyinin, güzelliğin ve huzurun dışarıdan gelmesini beklemeden;
onları kendi hayatına, kendi emeğinle davet ettiğin bir yıl olsun.

2026; seni arafta tutan her ne varsa geride bıraktığın,
yolunu seçtiğin, tarafını belirlediğin bir yıl olsun.

Ve umarım 2026’nın sonunda,
aynaya baktığında şunu diyebilirsin:
“Zor oldu ama değerdi.
Bu kez hayatı beklemedim, hayatım için yürüdüm.

 

Güneş Camcı

Psikolog Atasehir /Aile Danışmanı

Web./www.gunescamci.com.tr

İnstagram. /gunescamcı offici

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum